TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ’NİN
“TANSİYONUNUZ KONTROL ALTINDA MI?” KAMPANYASI
Hipertansiyon Nedir?
Damarlar vücuttaki tüm organlarımızı besleyen kanın dolaştığı yollardır. Yüksek Tansiyon damarlardaki kan basıncının normalin üzerinde olmasıdır. Vücuttaki kan dolaşımında sorun olduğunda damarların beslediği organlarda bir takım hasarlar oluşur. Büyük tansiyonun 14 veya küçük tansiyonun 9 ve üzerinde olması (140/90 mmHg) yüksek tansiyon demektir. Şeker ve böbrek hastalarında ise; büyük tansiyonun 13 ve küçük tansiyonun 8 ve üzerinde olması yüksek tansiyon ya da hipertansiyon olarak sınıflandırılır. Kılavuzlara göre ideal tansiyon değeri 120/80 mmHg’dır.
Hipertansiyon beyin kanaması ve felç, kalp yetersizliği ve kalp krizi, böbrek yetersizliği, görme kaybı gibi hastalıklara neden olabilir. Kan basıncı değerleri normal sınırlarda tutulan hipertansiyon hastalarında bu hastalıkların oluşması önlenebilir.
Kampanyanın Gerekçesi ve Türkiye’deki Durum:
Türkiye’de en yaygın görülen sağlık sorunlarından biri olan hipertansiyon hakkında Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nce 2003 yılında yapılan “Türk Hipertansiyon Prevalans Çalışması” hastalığın sıklık ve yol açtığı sağlık sorunlarıyla ilgili önemli sonuçlar ortaya koymuştur. Bir yıldır sürdürülen hipertansiyonla ilgili bugüne kadar yapılan en kapsamlı çalışmadan aşağıdaki çarpıcı veriler elde edilmiştir:
· Türkiye genelinde hipertansiyon görülme sıklığı % 31,8’dir. Ülkemizde her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır yani başka bir deyişle Türkiye’de yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası bulunmaktadır.
· Hipertansiyon saptananların % 38’inin daha önce hipertansiyon tanısı aldığı, % 62’sinin ise ilk kez bu çalışma sırasında hipertansif olduğunu öğrendiği belirlenmiştir. Buna göre ülke genelinde hipertansiyonu olan her 3 kişiden 2’si hipertansif olduğunun farkında değildir.
· Hipertansiyon kadınlarda daha fazla görülmektedir. Erkeklerde % 27,5 sıklıkta bulunurken kadınlarda bu oran % 36,1’dir.
· Hipertansiyon hastası olup kan basıncı yeterli kontrol edilenlerin oranı sadece % 21’dir. Bu da, 5 hipertansiften 4'ünde kan basıncı kontrolünün yeterli yapılmadığını göstermektedir.
· Hipertansiyon saptanan bireylerde yapılan idrar ve kan analizleri ile % 27,4'ünde böbrek hasarının göstergesi olan 'mikroalbuminüri'nin varlığı saptanmıştır. Her 3 hipertansiften birinde böbrek hasarı saptanmasının altında yatan neden, hipertansiyonun geç fark edilmesi ve yeterince kontrol altında tutulmamasıdır.
Bu veriler hipertansiyonun tanı ve tedavisinin toplumsal düzlemde ele alınması gerektiğini açıkça göstermektedir. Sorunu tek tek bireylerin ötesinde görüp toplumsal bir yaklaşımla hipertansiyon ile mücadele edilmelidir. Bu girişimler sonucu sağlanacak bir kaç mmHg’lık düşüş bile birçok insanın hipertansiyonla ve hipertansiyona ilişkin sorunlarla tanışmamasına olanak sağlayacaktır.
Kampanyanın Amacı:
Yüksek mortalitesi ve ciddi komplikasyonlarıyla ülkemizde önemli bir sağlık problemi olan hipertansiyon konusunda farkındalık yaratmak ve ideal kan basıncı değeri (12/8) konusunda halkı bilinçlendirmek.
Kampanyada Novartis’in Rolü:
Halkı kalp hastalıkları hakkında bilinçlendirme sorumluluğu olan “Türk Kardiyoloji Derneği”nin bu kampanyasına destek olmak.
Kampanyanın Kapsamı:
Kampanya boyunca Kasım ve Aralık aylarında halkı bilinçlendirmek amacıyla görsel ve yazılı medya ve açıkhava mecraları kullanılacaktır.
Halkın Bilinçlendirilmesini Destekleyecek Basılı ve Görsel Malzemeler:
· Hasta broşürü
· Halkı bilgilendirici posterler
· Sağlık ocakları ve hasta bekleme odalarında gösterilmek üzere hasta filmi
· 0800’lü hipertansiyon danışma hattı
Toplu İletişim Planında Yer Alan Kanallar:
· TV ve Radyo Kampanyası
· Gazete ilanları
Açıkhava Mecraları:
· Billboardlar
· Raketler
· Otobüs giydirme
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ (TKD)
Kardiyoloji uzmanı hekimlerimizin meslek örgütü olarak 1963’te kurulan Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), kırk yılı aşkın bir süredir, “Mesleki ve toplumsal eğitim ve araştırmaları destekleyerek Türk halkının kalp ve damar sağlığını korumak için” çalışıyor. TKD bu çalışmalarını bünyesindeki 11 Çalışma Grubu ve 14 Yönetim Kurulu Alt Komitesi ile gerçekleştiriyor.
1300’den çok uzmanın üye olduğu “kamu yararına çalışan dernek” statüsündeki TKD, 1966’dan beri çıkardığı “Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi” adlı yayınıyla da Türkiye’deki bilimsel üretime destek oluyor.
TKD 41 yıldır Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Dünya Kalp Federasyonu’nun üyesi. Birçok TKD mensubu, bu kuruluşların uluslararası seçimle belirlenen çeşitli organlarında yıllardır başarıyla görev yapıyor.
Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin 47 üye örgütü içinde TKD, Türkiye’yi yıllardır “Avrupa’da Kardiyoloji alanında en yüksek bilimsel katkıyı sağlayan ilk dört ülkeden biri” arasına sokmayı başarıyor.
Kurum misyonunun üç ana bileşeninden biri olan “halkımızın kalp ve damar sağlığını geliştirmek ve yurttaşlarımızı kalp damar hastalıklarından korumak” için 2005 yılı projeleri arasında ön hazırlıklarını tamamladığı 12 bölümlük televizyon programı KALPTEN SÖYLEŞİ’nin çekimleri İstanbul’da gerçekleştirildi. Kalp sağlığı konusunda en çok sorulan soruların derlenip cevaplandırılacağı her bölüm 15 dakika. TKD Yönetim Kurulu üyeleri, Çalışma Grubu Başkanları ve Basın ve Halkla İlişkiler Kurulu üyelerinin görev aldığı çekimler Ağustos başında Ankara’da tamamlandı. Bölümler kurgulanıp yayına hazır hale getirildi. KALPTEN SÖYLEŞİ’nin yapımcılığını Mediateam gerçekleştirdi.
TKD geçen yıl da aynı amaçla 6 kısa uyarı filmi hazırlatıp televizyonlarımızda 200’den çok kez gösterilmesini sağladı.
TRT Radyo 1 ve Bağlı Bölge Radyoları’nda her Cuma günü saat 16:00-16:30 arasında yayınlanan HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK adlı uyarı skeçleri ve bu skeçlerle bağlantılı olarak görev alan TKD üyeleri tarafından dile getirilen kardiyolog tavsiyeleri bir yıl boyunca sürdürülecek. Bu yayınlar her hafta 3-4 milyon insanımıza ulaşıyor. Konuları TKD Basın ve Halkla İlişkiler Kurulu’nca belirlenen skeçleri, yaygın eğitim uzmanı Prof. Dr. Niyazi Karasar hazırlıyor; Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçıları seslendiriyor.
TKD’nin halk bilgilendirme çalışmalarının son halkası olan, uzmanlarca altı temel başlıkta hazırlanan İYİ KALPLİ BİR TÜRKİYE İÇİN broşürleri tamamlanarak basıldı ve tüm üniversite hastaneleri ile devlet eğitim hastanelerinin Kardiyoloji kliniklerine gönderildi. Bu broşürlerin çok daha büyük sayılarda bastırılarak tüm yurt çapında dağıtılması için Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler sürüyor.
Broşürlerin başlıkları şunlar:
· Hipertansiyon: Kalp sağlığının başta gelen düşmanı
· Kolesterol hakkında bilmeniz gereken her şey
· Sigara kalbinize zararlıdır
· Sinsi düşman: Şişmanlık
· Egzersiz yaparak kalp hastalığı ve inme riskini azaltmak elinizde
· Ani kalp ölümü çok sık rastlanan bir durumdur
TKD, titizlikle planlayıp gerçekleştirdiği Mezuniyet Sonrası Sürekli Eğitim Programları ile, Kardiyologlarımızın, dahiliye uzmanları ve acil servis hekimlerimizin yetkinliğini geliştiriyor. TKD’nin 2004 yılında düzenlediği 16 eğitim programına 3402 hekim katıldı. 2005 yılında şimdiye dek 15’i gerçekleştirilen 21 programına ise 5600’den fazla hekim katılmış olacak.
Kurduğu Araştırma Destek Fonu ile kalp ve damar sağlığı konularında her yıl çok sayıda araştırmaya destek veren, özgün araştırma projesi yarışmaları düzenleyen TKD, ayrıca Genç Araştırmacı Teşvik Ödülleri de dağıtıyor.
Dünyanın saygın bilimsel kardiyoloji dergilerinde makaleleri yayınlanan uzmanlarımızı ayrıca ödüllendiren TKD, 1966’dan beri yayınladığı Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi adlı uzmanlık dergisiyle de Türkiye’deki bilimsel üretime destek oluyor.
Daha fazla bilgi için lütfen Ahmet Ünver’i (212-221 1730 – 38) ve S. Birsal Karamanoğlu’nu (532-442 53 87) arayınız;
www.tkd.org.tr’yi ziyaret ediniz.