PH Gündem Yıl: 2018 Sayı: 3 / 2018


Pulmoner Vasküler ve Erişkin Doğumsal Kalp Hastalıkları Proje Grubu
Yönetim Kurulu


Başkan:
Dr. Bülent Mutlu

Üye
Dr. Bahri Akdeniz

Üye
Dr. İbrahim Başarıcı

Üye

Dr. Mehmet Akbulut

Üye
Dr. Murat Meriç

Üye
Dr. Sümeyye Güllülü





3--3

PH Gündem - Olgu (Dr. Gülten Taçoy<br>Gazi Üniveristesi Tıp Fakültesi)Olgu

Dr. Gülten Taçoy
Gazi Üniveristesi Tıp Fakültesi

37 yaşında erkek hasta atipik göğüs ağrısı ve eşlik eden üfürüm nedeniyle başka bir merkezden kliniğimize ileri tetkik için gönderildi. Hastanın şikayetleri değerlendirildiğinde efordan bağımsız şekilde ortaya çıkan, sıklıkla batma şeklinde olan ve yayılım göstermeyen göğüs ağrısı mevcuttu ve ek yakınması yoktu. Hastanın fonksiyonel kapasitesi sınıf I düzeyindeydi. Fizik Muayenede Kan Basıncı: 130/70 mmHg  Solunum sesleri normal, Kalp en iyi mezokardiyak odakta duyulan 2-3/6 sistolik üfürüm, Abdomen Normal, Ekstremite preitibal ödem yoktu. Hastanın öyküsünde kardiyovasküler risk faktörü mevcut değildi ve ek hastalığı bulunmayıp herhangi bir ilaç kullanmıyordu. Hastanın EKG’si Normal sinuzal ritm inkomplet sağ dal bloğu şeklindeydi. PA Akciğer grafisinde pulmoner konutsa hafif genişleme izlendi.

Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül boşluk boyutları, duvar kalınlıkları normal, septum semiparadoks hareketli, sağ kalp geniş , 2-3 TY üzerinden maksimum sistolik PAB: 70 mmHg saptandı. Hastada mezokardiyak odakta duyulan sistolik üfürüm açısından VSD olmadığı görüldü. Hastada QP/QS= 2.4 saptandı.

Bunun üzerine hastaya transözefajiyal ekokardiyografi yapıldı. TEE de interatriyal septum intakt olarak saptandı sadece sağ atriyum düzeyinde türbülans yapan akım izlendİ, bunun dışında ek anomali saptanmadı.

Bunun üzerine hastaya sağ kalp kateterizasyonu yapıldı. Sağ kalp kateterizasyonunda PA uç basıncı 10 mmHg, PA 40/13/25 mmhg RV 40/0/6 mmHg RA 6 mmhg saptandı. Pulmoner arter ve superior vena cava düzeyinde opak enjeksiyonu yapıldı. VSD ya da PDA lehine bulgu izlenmedi. Fakat oksijen çalışmasında interatriyal düzeyde soldan sağa şant lehine saturasyonda artma saptandı. Daha sonra TEE gözden kaçmış olabilecek örn sinus venozus ASD gibi bir defekt açısından tekrar yapıldı, fakat ASD lehine bulgu saptanmadı. Bunun üzerine hastaya ek konjenital anomalinin değerlendirilmesine yönelik olarak BT Anjiyografi yapıldı. Hastanın sol akciğere ait pulmoner venlerinin koroner sinus aracılığı ile sağ atriyuma açıldığı görüldü.

Hasta Kardiyoloji- Kardiyovasküler cerrahi konseyinde değerlendirilerek PVR 2.5 WÜ ve QP/QS= 2.2 saptanması üzerine hastaya operasyon kararı alındı.

Pulmoner venöz dönüş anomalisi diğer konjenital anomalilere göre daha az görülmektedir. Hastanın transtorasik ekokardiyografisindeki geniş koroner sinüs görünümünün sol persistan vena cava ile uyumlu olduğu şeklinde yorumlanmıştı. Günlük pratik uygulamada geniş koroner sinusun en sık gözlenen sebeplerinden biridir. Hastada üfürüm karakteristiği sebebiyle öncelikle VSD olabileceği düşünülmüş, fakat sonra sağ kateterizasyonda atriyal düzeyde Oksijen step-up olması ASD akla öncelikle getirmiştir. Kesin tanı ise BT Anjiyografi ile saptanmıştı. Vaka konjenital hastalarda farklı patolojilerin olabileceğini ve bu vakalarda multimodalite değerlendirmenin gerekliliğini göstermesi açısından önemlidir.



3--3

 2019 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir.