Türk
Kardiyoloji Derneği Ulusal Hipertansiyon Tedavi ve Takip Kılavuzu
3. Kan
Basıncının Ölçümü ve Klinik Değerlendirme
a) Kan basıncının ölçülmesi
Kan basıncı ölçüm
yöntemleri
Hipertansiyonun tedavi edilebilmesi öncelikle tanının doğru olarak
konması ile mümkündür. Bu amaçla, kan basıncını saptamak için gerekli donanım ve
çevre koşullarının sağlanması ve doğru bir teknik ile ölçüm yapılması
gerekmektedir. Ayrıca kan basıncındaki ciddi değişkenlikten dolayı ölçümlerin
tekrarlanması, başlangıçta saptanan yüksek değerlerin devam edip etmediğini veya
normale dönerek yalnızca periyodik kontrollere mi ihtiyaç doğurduğunu öğrenmemizi
sağlayacaktır.
Kan basıncı ölçümünde
kullanılan donanım
Kan basıncını belirlemede altın standart arter içine bir kateter
konularak
rekt yöntemlerle, standart kriterlere uygun olduğu bilinen tansiyon
aletleri (sfigmomanometre) kullanılarak ölçülmelidir. Üç tip manometre
kullanılmaktadır: cıvalı, aneroid ve elektronik. Ölçümler tercihen cıvalı
sfigmomanometre ile yapılmalıdır. Bu tip manometrelerde rezervuar dolu, cıva sütunu
göz seviyesinde olmalı, basınç uygulanmadığı sırada cıva düzeyi mmHg olarak
okunmalı ve basınç uygulanırken sütun oynamamalıdır. Cıvalı manometreler
dışında kalibre edilmiş bir aneroid manometre veya osillometrik ölçüm yapan
elektronik bir tansiyon aleti kullanılabilir. Bu cihazların kalibrasyonu en az altı
ayda bir cıvalı manometrelerle karşılaştırılarak kontrol edilmelidir. Volüm-klamp
pletismografi yöntemiyle parmaktan ölçüm yapan cihazlar güvenilir sonuçlar
vermedikleri için kullanılmamalıdır (28).
Doğru sonuç alınabilmesi için tansiyon aleti manşonunun boyutları
hastaya uygun olmalı ve manşon içerisindeki şişen kese bölümü kol çevresinin en
az %80’ini sarmalıdır. Manşonun genişliği ise kol uzunluğunun üçte ikisi kadar
olmalıdır. Normal erişkinlerde kullanılan tansiyon aletlerinde manşonun kesesi 12 cm
eninde ve 35 cm boyunda olmalıdır. Obezlerde ve kol yapısı kaslı kişilerde kese
genişliği 20 cm, uzunluğu 40 cm civarında olmalıdır. Kanada Hipertansiyon
Birliği’nin bu konudaki önerisi şöyledir (29)
| Erişkin kol çevresi |
Kese boyutları |
| < 33 cm |
12 x 23 cm |
| 33-41 cm |
15 x 33 cm |
| > 41 cm |
18 x 36 cm |
Kan basıncının hekim tarafından ölçülmesi
Gerekli alt yapı ve çevre koşulları
Ölçüm sırasındaki koşullar kan basıncını önemli derece
etkilemektedir (28). Ölçümün günün hangi saatinde yapıldığı bilinmelidir.
Yemeklerden ya da egzersizden sonra alınan ölçümler normalden düşük, sigara ya da
kahve içimi sonrası ölçümler normalden yüksek çıkabilir. Dolayısıyla ölçüm
öncesindeki 30 dakikalık süre içinde hastanın sigara, çay veya kahve içmemiş,
kafein almamış ve tercihen yemek yememiş olması gerekir. Fenilefrinli nazal
dekonjestanlar veya benzeri adrenerjik uyarıcıların kullanımı da hatalı ölçümlere
neden olabilirler.
Ölçümlere, hasta sessiz bir odada en az 5 dakika istirahat
ettikten sonra başlanmalıdır. Oda sıcaklığı ne soğuk ne de çok sıcak
olmalıdır.
Hasta sırtını herhangi bir yere -örneğin arkalıklı bir
sandalyeye- yaslayarak oturmalı, tansiyon ölçülecek kolu çıplak olmalıdır.
Ölçüm sırasında konuşmamalı, bacak bacak üstüne atmamalıdır. Manşon kalp
düzeyinde duracak şekilde sarılmalı ve hastanın kolu desteklenmelidir.
Kan basıncı ölçüm tekniği
Tansiyon aletinin manşonu alt ucu dirsek çukurunun 2.5-3 cm
üzerinde olacak şekilde kolu sarmalıdır. Ölçüm sırasında stetoskop manşonun
altına sıkıştırılmamalıdır. Stetoskop dirsek çukurunda serbest durmalı ve cilde
hafifçe bastırılmalıdır.
Ölçüm için manşonun kesesi brakial arter üzerine
yerleştirilir, oskültatuar arayı önlemek amacıyla havası radial nabzın kaybolduğu
düzeyin 20-30 mmHg üstüne kadar şişirilir. Stetoskop brakial arter üzerine
yerleştirilir ve kontrol valvi açılarak saniyede 2-4 mmHg hızla indirilir.
Oskültasyon yöntemi ile ölçüm yapıldığında manşonun basıncı azaltılmaya
başladıktan sonra sesin ilk duyulduğu anda (Korotkoff faz 1) okunan değer, sistolik
basınçtır. Sesin artık işitilmez olduğu anda okunan değer ise (Korotkoff faz 5)
diyastolik kan basıncı olarak kabul edilir. Diyastolik basınç çok düşük ise
seslerin hafiflemeye başladığı düzey (Korotkoff faz 4) diyastolik basınç olarak
kaydedilir.
Manşon uzun süre şişirilmiş bırakılırsa venöz sistemde
dönüş azalacağı için sesler güç duyulur. Venöz konjesyonu önlemek için
ölçümler arasında en az bir dakika beklenmelidir. Bunun tersine, sesler zor
duyuluyorsa hastanın kolu baş seviyesinin üstüne kaldırılır, eli 5-10 kez açıp
kapattırılarak venlerin boşalması sağlanır ve ölçümler tekrarlanır.
Ölçümler arada ikişer dakika bırakılmak suretiyle en az iki
defa yapılmalı ve bulunan sonuçların ortalaması alınmalıdır. Eğer iki değer
arasındaki fark 5 mmHg’dan fazlaysa daha başka ölçümler de yapılmalı ve bunların
sonuçlarının ortalaması alınmalıdır. Aritmisi olan hastalarda ortalama sistolik ve
diyastolik kan basıncı değerlerini elde etmek için birkaç ölçüm yapmak gerekir.
İlk muayenedeki ölçümler her iki koldan yapılmalı, yüksek olan
koldaki kan basıncı hastanın kan basıncı olarak kabul edilmelidir. İzlemelerdeki kan
basıncı ölçümleri tercihen sağ koldan yapılmalıdır.
Yaşlılarda (65 yaş üzeri bireylerde), diyabetli hastalarda,
ortostatik hipotansiyonun sık görüldüğü durumlarda ve antihipertansif ilaç tedavisi
altındaki hastalarda ölçümlerin ayaktayken tekrar edilmesi gereklidir. Ayaktaki
ölçümler hasta hemen ayağa kalkar kalkmaz ve ayağa kalktıktan 2 dakika sonra
yapılmalıdır. Gençlerde (30 yaşın altında) kan basıncı yüksek bulunmuş ise
koarktasyonu ekarte etmek için bacaktan da ölçümler yapılmalıdır. Prognostik önemi
açıklık kazanmadığı için izometrik egzersiz ile kan basıncı ölçümlerinin rutin
uygulamada yeri yoktur.
Ölçümün hangi koldan ve hangi pozisyonda yapıldığı, sistolik ve
diyastolik kan basınçları kaydedilmelidir. Hekim ölçtüğü değer hakkında
hastasını bilgilendirmeli ve bulunan değerlere göre periyodik ölçümlerin ne kadar
zamanda bir yapılacağını belirtmelidir (Tablo 3) (6).
Başlangıç kan basıncı (mmHg) |
Önerilen
takip sıklığı |
| Sistolik |
Divastolik |
|
| <130 |
<85 |
2 yılda
bir |
| 130-139 |
85-89 |
Senede bir |
| 140-159 |
90-99 |
2 ay
içerisinde kontrol edilecek* 160-179 100-109 1 ay içerisinde değerlendirilecek |
| >180 |
>110 |
Klinik duruma göre hemen ya da Ihafta içerisinde değerlendirilecek |
|
Klinikte hekim tarafından kan basıncının
değerlendirilmesinin başlıca iki avantajı vardır. İlki uygulamanın basitliği ve
ucuzluğu, ikincisi ise hipertansiyonun tanı ve tedavisi ile ilgili kavramlarımızı
dayandırdığımız araştırmaların tümünün bu yöntemle kan basıncını
belirlemiş olmasıdır. Sonuç olarak hekimin ölçümleri tedavide kararımızı
yönlendiren temel ölçümlerdir.
Kan basıncının hekim tarafından ölçümünün dezavantajları ise,
bilindiği gibi kan basıncındaki ciddi değişkenlik ve beyaz gömlek hipertansiyonudur.
Bu nedenle günümüzde iki yöntem yaygın şekilde klinik kullanıma girmiştir. Bu
yöntemler evde kan basıncı ölçümü ve ambulatuar kan basıncı monitorizasyonudur.
Evde kan basıncı
ölçümü
Evde kan basıncı ölçümünün önemi
Hipertansiflerin kan basıncı, muayenehanede veya klinikte
ölçüldüğünde diğer yerlerdeki ölçüm sonuçlarına göre daha yüksek bulunma
eğilimindedir. Kan basıncının muayenehane dışında ölçülmesi hipertansiyonlu
hastaların ilk değerlendirmesi ve tedaviye verdikleri cevabın izlenmesi açısından
değerli bilgiler verebilir. Son yıllarda hastanın kan basıncının evde izlenmesi
yöntemi (self-monitoring) yaygın olarak uygulanmaya başlanmıştır. Kan basıncının
hastanın kendisi tarafından ölçülmesinin avantajları şunlardır (7):
1. Gerçek hipertansiyonun “beyaz önlük” hipertansiyonundan
ayırt edilmesi;
2. Yeni başlayan kan basıncı yükselmelerinde ve sınırda
hipertansiyonda günlük kan basıncı değerlerinin belirlenmesi;
3. Antihipertansif ilaçlara alınan terapötik cevabın
değerlendirilmesi;
4. Hastanın tedavi planına daha iyi uyması;
5. Hasta izleme maliyetinin azalması.
Ev ölçümleri ile ambulatuar kan basıncı ölçümleri arasında
oldukça iyi bir korelasyon gözlenmiştir.
Ev ölçümleri hem normotansif hem de hipertansif bireylerde
muayenehane ölçümlerinden daha düşüktür. PAMELA çalışmasında muayenehanede
ölçülen 140/90 mmHg’lık kan basıncının ev ölçümlerinde sistolik 121-132 mm Hg
ve diyastolik 75-81 mm Hg değerlerine denk düştüğü gözlenmiştir (30). Bu nedenle
ev ölçümlerinde kan basıncı değerlerinin üst sınırını 140/90 mmHg değil, en
fazla 135/85 mmHg olarak kabul etmelidir.
Evdeki ölçümlerin klasik ölçümlere göre morbidite ve mortaliteyi
belirlemede daha değerli olup olmadıklarını anlamak için prospektif çalışmalara
ihtiyaç vardır. İleri derecede obez veya kalp ritmi düzensiz kişilerde ev izlemi
yanıltıcı olabilir. Dolayısıyla evde ölçülen kan basıncı değerleri tanı ve
tedavi konusunda hekim tarafından ölçülen değerleri destekleyici bilgi olarak kabul
edilmeli ve muayene ölçümlerinin yerini almamalıdır.
Evde kan basıncı ölçümü yapması önerilen hastaların kan
basıncındaki dalgalanmalardan korkmamaları, ancak hekimlerine haber vermeleri, tanı
amacıyla ölçüm yapılıyorsa günün farklı zamanlarında, tedaviyi izlemek için
ölçüm yapılıyorsa günün aynı saatlerinde (özellikle sabah yataktan kalktıktan
sonra) ölçüm yapmaları önerilir. Ölçüm sıklığına hastanın klinik durumuna
göre karar verilmelidir.
Hasta ve çevresinin eğitimi
Ev ölçümlerinde kullanılacak tansiyon aleti genellikle aneroid veya
elektronik sfigmomanometrelerdir. Aneroid monitorler öncelikle tercih edilmelidir. Bu
cihazları kullanamayan veya işitme güçlüğü olan yaşlı bireylerde elektronik
cihazlar önerilebilir. Bu cihazların doğru sonuç verip vermediği eşzamanlı olarak
cıvalı bir tansiyon aletiyle yapılan ölçüm sonuçlarıyla karşılaştırmak
suretiyle düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Evde yapılacak ölçümlerde klinik
ölçümlerindeki teknik kullanılır, ancak hekimlerin hastalarını ve hasta
yakınlarını kan basıncı ölçüm tekniği konusunda eğitmeleri gereklidir.
Ambulatuar kan basıncı
izlemi
Ambulatuar kan basıncı monitorizasyonu hastanın günlük
aktivitesini engellemeden bir ya da birkaç günlük dönemde otomatik olarak kan
basıncını ölçme tekniğidir. Tekrarlayan klinik ve ev ölçümleri ambulatuar kan
basıncı ölçümüne eşdeğer bilgiler sağlasa da, bu yöntemin avantajı günlük
ölçümleri daha güvenilir vermesi ve gece değerlerini de ölçmesidir.
İlk üretilen ambulatuar kan basıncı ölçüm cihazlarının aksine
günümüzde kullanılan cihazlar otomatik, sessiz ve hafiftir. Kan basıncı ölçümü
için oskültatuar ve ossilometrik olmak üzere iki teknik geliştirilmiştir.
Oskültatuar teknikte manşonun altına yerleştirilen bir ya da iki piezoelektrik
mikrofon Korotkoff seslerini kaydeder. Ossilometrik yöntemde ise brakiyal arterden
manşona iletilen osilasyonlar kaydedilir. Bazı cihazlar her iki yöntemi de
kullanmaktadır. Ağır hipertansiyonlu hastalarda osilometrik cihazlar oskültatuar
cihazlara göre daha hatalı sonuçlar vermektedir (31,32). Ancak iki yöntemi
karşılaştıran çalışmalar fazla değildir. Her ikisi de çeşitli teknik hatalara
açıktır. Hata kaynakları, aygıt kalibrasyonu dışında, hastanın kolunu fazla
hareket ettirmesi, gürültü, vibrasyon veya statik enerji gibi kaçınılmaz
faktörlerdir. Aygıtın takılmadan hemen önce ve kullanım sonrasında cıvalı bir
sfigmomanometre ile kalibre edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Cihazın takılı olduğu sürede hasta günlük tutmalı,
ilaçlarını, çalışma saatlerini, uyku, yemek yeme, üzülme ya da sinirlenme gibi
dönemlerini kaydetmelidir. Kan basıncı izlenmesinde ölçüm sıklığı saatte en az
iki-dört, hatta tercihan dört-altı kezdir. Gece boyunca kan basıncı fazla
değişiklik göstermediği için ölçüm sıklığı yarıya indirilir. Kısa dönemli
olaylarda, örneğin tekrarlayan senkop ataklarında, daha sık (saatte sekiz defa)
ölçümler önerilir. PAMELA çalışmasının (30) verilerine göre klinik ve 24 saatlik
ortalama kan basıncı değerleri arasındaki fark yaşla ve klinik kan basıncı değeri
ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Yirmidört saatlik sistolik 119-126 mm Hg ve
diyastolik 75-80 mm Hg’ lık kan basıncı değerleri klinik ölçümlerde 140/90
mmHg’ ya denk gelmektedir. Sonuç olarak ambulatuar ölçümlerde hasta uyanıkken kan
basıncı 135/85 mmHg’dan, uyurken 120/75 mmHg’dan daha düşük olmalıdır.
Kan basıncının ambulatuar olarak izlenmesinin klinikte yararlı
olduğu durumlar şunlardır (33,34):
1. Tanı amacıyla (hedef organ hasarı olmayan “beyaz önlük
hipertansiyonu”, hedef organ hasarı olan sınırda hipertansiyon,’’dipper” ve
“nondipper” hipertansifler, epizodik hipertansiyon, labil hipertansiyon, hipotansiyon,
otonomik disfonksiyon (6,7,28-30), karotid sinus senkopu ve pacemaker sendromunda,
noktürnal angina veya pulmoner konjesyon.
2. Prognozu belirleme amacıyla (hedef organ hasarı, kardiyovasküler
olaylar) (38).
3. Tedaviyi değerlendirme amacıyla (dirençli hipertansiyon,
vadi-tepe oranı) (38,39).
Manşon distalinde peteşi, ödem, dermatit ve ulnar sinir bölgesinde
uyuşma, bildirilmiş komplikasyonlardır. Pahalı bir yöntem olduğu için gereksiz
kullanımdan kaçınılmalıdır.
|