[English]

Türk Kardiyoloji Derneği Genç Kardiyologlar Alt Kurulu Elektronik Bülteni Yıl: 5 Sayı: 2 / 2022


Türk Kardiyoloji Derneği
Genç Kardiyologlar
Alt Kurulu

Başkan:
Dr. Ertuğrul Okuyan

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Dursun Aras

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Ersan Tatlı

Koordinatör
Dr. Ali Nazmi Çalık

Koordinatör Yard.
Dr. Özkan Bekler

Koordinatör Yard.
Dr. Anıl Başkurt

Yürütme Kurulu
Dr. Aylin Şafak Arslanhan
Dr. Samet Sevinç
Dr. İlke Çelikkale
Dr. Özgür Selim Ser
Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy
Dr. Ömer Doğan
Dr. Yunus Emre Özbebek
Dr. Hande Şişman Uzunoğlan
Dr. Mehmet Akif Erdöl
Dr. Mehmet Altunova
Dr. Cem Korucu
Dr. Samet Yılmaz
Dr. Kamran İldırımlı
Dr. Murat Gökhan Yerlikaya
Dr. Ömer Işık
Dr. Görkem Ayhan
Dr. Murat Samsa
Dr. Ahmet Balun


Bülten Editörleri
Dr. Muzaffer Değertekin
Dr. Bülent Mutlu
Dr. Süleyman Çağan Efe
Dr. Duygu İnan

Katkıda Bulunanlar
Dr. Songül Akkoyun
Dr. Çağdaş Arslan
Dr. Serkan Asil
Dr. Anar Mammadli
Dr. Ersan Oflar
Dr. Meltem Tekin
Dr. Canan Elif Yıldız
Dr. Ufuk Yıldız


 


2--102--10

Türk Kardiyoloji DerneÄŸi Genç Kardiyologlar Bülteni - KALP YETERSİZLİĞİ HASTALARINDA DEMİR EKSİKLİĞİ KRİTERLERİ (Dr. Gizem Yüksel)

Yorumlayan: Dr. Gizem Yüksel

Makale: Criteria for Iron Deficiency in Patients with Heart Failure

Link: Masini G, Graham FJ, Pellicori P, Cleland JGF, Cuthbert JJ, Kazmi S, Inciardi RM, Clark AL. Criteria for Iron Deficiency in Patients With Heart Failure. J Am Coll Cardiol. 2022 Feb 1;79(4):341-351. doi: 10.1016/j.jacc.2021.11.039.


KALP YETERSİZLİĞİ HASTALARINDA DEMİR EKSİKLİĞİ KRİTERLERİ

GİRİŞ

Demir eksikliği (DE) kronik kalp yetersizliği hastalarında sık görülmekte olup, anemi olsun ya da olmasın; daha düşük egzersiz kapasitesi ve daha kötü prognoz ile ilişkilidir. Demir eksikliği için çeşitli tanımlar mevcut olup ortak bir uzlaşı sağlanamamıştır. Bu tanımların çoğunda temel alınan kriter serum ferritin düzeyinin düşüklüğüdür. Ancak inflamasyon gibi hücre hasarına sebep olan durumlarda; hücre içinde bağlı bulunan ferritinin salınımına bağlı olarak, hastada demir eksikliği olsa bile, serum ferritin düzeyi artabilir. Gözlemsel çalışmalar; prognoz tayininde, serum demir düzeyi ve transferrin saturasyonunun (TSAT) ferritinden daha belirleyici olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada; büyük bir hasta popülasyonuna sahip olan bir kalp yetersizliği kliniğinde, çeşitli kriterler kullanılarak demir eksikliğinin prevalansı ve prognostik önemi araştırılmıştır.

METOD

Tek merkezli olarak tasarlanan çalışmaya, Hull-Life Lab adındaki yerel bir kalp yetersizliği kliniğine Aralık 2001 ile Haziran 2019 arasında başvuran hastalar dahil edilmiştir. Kalp yetersizliği semptom ve bulguları olan hastalar, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonlarına (LVEF) göre düşük (DEF-KY), hafif azalmış veya korunmuş (KEF-KY) EF’li kalp yetersizliği olarak sınıflandırılmıştır. NT-proBNP düzeyi yüksek olan ancak sol ventrikül fonksiyonu hakkında bilgi sahibi olunmayan hastalar, “NT-proBNP artmış kalp yetersizliği” grubuna dahil edilmiştir. Hastaların TSAT, serum demir ve ferritin ve hemoglobin değerleri incelenmiş, bu parametrelere göre çeşitli demir eksikliği kriterleri (kalp yetersizliği kılavuzu demir eksikliği kriteri, ferritin <100 ng/ml, TSAT <%20 ve serum demiri ≤13 µmol/L) oluşturulmuştur. LVEF> %40 olup NT-proBNP düzeyi bilinmeyen veya <125 ng/ml olan; veritabanında hiç ekokardiyografi kaydı bulunmayan veya hemoglobin düzeyi ya da demir parametrelerinden herhangi biri eksik olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır

BULGULAR

Çalışmaya dahil edilen 4422 hastadan %35’inde DEF-KY, %18’inde hafif azalmış EF’li KY, %39’unda KEF-KY, %8’inde NT-proBNP artmış kalp yetersizliği mevcuttur. Demir eksikliği prevalansı, tanıma göre değişmekle beraber, %44 ile %68 arasında bulunmuştur. KEF-KY hastalarının diğer kalp yetersizliği gruplarına kıyasla; TSAT, serum demir ve ferritin düzeyleri daha düşük saptanmıştır (p<0.001).

Kılavuz demir eksikliği kriterlerini (serum ferritin düzeyi <100 ng/ml veya ferritin 100-299 ng/ml arasında olup TSAT <%20 olması) karşılayan hasta sayısı 3011 olarak bulunmuştur. Bu hastaların 963’ünde (%32) TSAT ≥%20 ve serum demiri >13 µmol/L olup, kılavuz kriterlerini karşılamayan hastaların 282 tanesinde (%20) TSAT <%20 veya serum demiri ≤13 µmol/L olduğu görülmüştür.

Hastalar TSAT <%20 ve ≥%20 olacak şekilde ikiye ayrılmış; ferritin düzeylerine göre medyan hemoglobin değerleri ve 5 yıllık ölüm oranları belirlenmiş, modelleme yapılırken yaş, cinsiyet ve kalp yetersizliği tipine göre düzeltme yapılmıştır (Tablo 1). Medyan takip süresi 49 ay olan çalışmada toplamda 2321 hastada (%52.5) mortalite görülmüş, 5 yıllık mortalite oranı %34.5 olarak hesaplanmıştır. En düşük mortalite oranına sahip olan, serum ferritin <100 ng/ml ve TSAT >%20 olan hasta grubu iken; en yüksek mortalite, ferritin ≥300 ng/ml ve TSAT<%20 olan grupta görülmüştür. Mortalitenin en yüksek görüldüğü grubun, anemi prevalansı en yüksek olan grup olduğu saptanmıştır.

Tek değişkenli analizde, TSAT <%20 ve serum demiri ≤13 µmol/L daha yüksek mortalite (hem tüm nedenlere bağlı hem de kardiyovasküler) ile ilişkili bulunmuştur (p<0.001). Ferritin < 100 ng/ml olan hastalarda ise daha iyi sağkalım gözlenmiştir (tüm nedenlere bağlı ve KV ölüm için p<0.01). Kılavuz DE kriteri ise, hem tüm nedenlere bağlı hem de KV ölüm ile ilişkili bulunmamıştır (sırasıyla p=0.16 ve p=0.98).

Yaş, cinsiyet, vücut kitle endeksi, sistolik kan basıncı, iskemik kalp hastalığı, diyabet, NYHA fonksiyonel kapasite 3 veya 4, kalp hızı, atrial fibrilasyon veya atrial flutter, kalp yetersizliği türü, doğal logaritmik NT-proBNP ve eGFR’ye göre düzeltme yapılarak çok değişkenli analiz elde edilmiştir. Buna göre TSAT <%20 ve serum demiri ≤13 µmol/L daha yüksek tüm nedenlere bağlı ölüm ile ilişkili (sırasıyla HR: 1.27; %95 CI: 1.14-1.43, p < 0.001 ve HR: 1.37; %95 CI: 1.22-1.54; p<0.001) iken, kardiyovasküler ölümle ilişkili bulunmamıştır. Ferritin <300 ng/ml ise daha düşük tüm nedenlere bağlı ve KV ölümle ilişkili bulunmuştur.

Tablo 1: TSAT ve Serum Ferritin Düzeyinin Hemoglobin ve Mortalite İlişkisi

  F < 30 ng/ml F 30-99 ng/ml F 100-299 ng/ml F ≥ 300 ng/ml
TSAT ≥%20 Popülasyon: %3 ★

Hb 13.2 (12.3-14.1)
Mortalite: %24
HR 0.85 (0.59-1.23)
Popülasyon: %22 ★

Hb 13.6 (12.6-14.6)
Mortalite: %27
HR 0.98 (0.83-1.16)
Popülasyon: %23

Hb 13.9 (12.8-15)
Mortalite: %29
HR 1.00 ref
Popülasyon: %7

Hb 13.7 (12.3-15.1)
Mortalite: %41
HR 1.68 (1.36-2.09)
TSAT <%20 Popülasyon: %11 ★

Hb 12.2 (11.1-13.2)
Mortalite: %35
HR 1.37 (1.13-1.65)
Popülasyon: %21 ★

Hb 12.5 (11.5-13.5)
Mortalite: %38
HR 1.45 (1.24-1.69)
Popülasyon: %11 ★

Hb 12.6 (11.4-13.8)
Mortalite: %44
HR 1.82 (1.53-2.17)
Popülasyon: %2

Hb 12.0 (10.7-13.4)
Mortalite: %65
HR 3.37 (2.57-4.42)
Serum ferritin (F) ve transferrin saturasyonu (TSAT) düzeyine çalışmadaki hastaların yüzdelik dağılımı, hemoglobin (Hb) düzeylerinin medyan ve 1.-3. çeyrek değerleri, 5 yıllık mortalite oranları ve 5 yıllık mortalite oranlarının düzeltilmiş hazard oranları (HR, %95 güven aralığı). Yaş, cinsiyet ve kalp yetmezliğine türüne göre düzeltme yapılmıştır. Yıldızlı olanlar demir eksikliği için kılavuz kriterlerini karşılayan hastaları göstermektedir. Ref = referans grup

SONUÇ

Tanımı nasıl olursa olsun demir eksikliği kronik kalp yetersizliği hastalarında yaygındır. Kalp yetersizliği kılavuzundaki demir eksikliği tanımı kullanıldığında, demir eksikliğinin mortalite üzerine etkisi olmadığı; hatta düşük ferritin düzeylerinin daha uzun sağ kalımla ilişkili olduğu görülmüştür. Ancak TSAT <%20 ve serum demiri ≤13 µmol/L olan hastalarda, kalp yetersizliği türünden bağımsız olarak, ölüm oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır.

YORUM

Demir eksikliği kalp yetersizliği hastalarında efor kapasitesinde ve hayat kalitesinde düşüşe yol açtığı için önemli bir durumdur. Günümüzde; intravenöz demir tedavisi kararını kalp yetersizliği kılavuzunun, temelde ferritin düzeyini baz alan, demir eksikliği kriterlerine göre vermekteyiz. Ancak; tüm kalp yetersizliği türlerini kapsayan ve demir eksikliği tanımı için çeşitli kriterleri kullanarak yapılan bu çalışma, transferrin saturasyonu ve serum demirinin düşük olmasının prognostik açıdan daha değerli olduğunu öne sürmektedir. Gelecekte, daha çok hastanın dahil edildiği çok merkezli çalışmalarda da benzer sonuçlar bulunursa kılavuz tanımlarımız ve günlük pratiğimiz değişebilir.


2--10

 2026 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir.